Anasayfa | EDEBİYAT | EĞİTİM | FOTO GALERİ | SPOR SAYFASI | YÖNETİM | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

OBJEKTİF BAKIŞ

Okunma  Yazar : Paşa DURAK
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 414
Tarih  Tarih : 25 Ocak 2010 05:31

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

              OBJEKTİF BAKIŞ

     Her zaman politikacıların yaptığı şey çözüm üretmek yerine başkasının bir yanlışını bulmak, onun üzerine gitmek , onun üzerine siyaset yapmak. Tamam güzel hoş o kişinin yanlışını bulup onun üzerine gideceksin. Peki senin bu konuda çözümün ne? Sadece onu eliştirmek mi çözüm getirecek? Cevap açık: Hayır! İşte insan oğlu olarak yapmamız gerekeni bildiğimiz halde yapmadığımız şey :sorunu birazda kendimizde aramak. Bu ülkede eğitim niye yıllardır ilerlemiyor , işsizlik neden düzelmiyor, yolsuzluklar neden bitmiyor ,muhalefet neden iktidar olamıyor? Bu sorular sorulduğunda hep dışarıda sorun aranıyor. Bunun örneğini yakın tarihte yerel seçimdede gördük. Kılıçtaroğlu istanbul hakkında projelerinden çoğunlukla bahsetmesi gerekirken, çözümlerini öne sürmesi gerekirken, propogandasının büyük bir bölümünün başkalarını suçlamakla geçirdi, kendi artılarından çok başkasının eksilerine önem verdi. Çok az bi farklada seçimi kaybetti, ki eğer kendi tanıtımına daha çok önem verseydi büyük ihtimal belediye başkanıydı ama sonuç ortada muhalefet hala muhalefet.Bu noktadan sonra görmek gerekiyor ki hatayı birazda kendimizde aramalıyız.
     Siyaset yüzyıllardan beri insanların zayıf kesimi yönetmek için kullandığı, bunu insanın zaafiyetlerini kullanarak yaptığı(milli duygular, din ) bir uğraş olmuştur her zaman. Bu yüzden de siyaset her insana cazip gelmektedir ve herkes amansız bir siyaset çabası içerisine girmektedir. Bunun içindir ki yapılan her muhabbette siyasetin olması. Bi gün bizlerinde siyasetin içine girebilmesi, kendi idolojilerimizi yaymak istememiz .Bu mudur sizce siyaset? Bence hayır çünkü insan o siyaset noktasını eriştikten sonra değişiyor. Ülkeyi düzeltmek ,tertemiz ideolojilerini yaymak yerine kendini düşünmeye başlıyor, çevresini ve kendini daha nasıl refaha eriştirebileceğini düşünüyor. İşte bunu yapan insanlar siyaset hakkında hiç bir bilgisi olmayıp sadece güç için bu yolu seçenler. Ama öbür tarafta siyasetin felsefesini yapabilen ve bu yola girdiğinde hiç bir şekilde sapmayacak insanlarda var.Ne yazık ki bu kişilerde o siyaset arenasında boy gösterme şansı bulamıyorlar. Bu yüzdendir ki ülke hala yerinde sayıyor her türlü imkanı, gücü olduğu halde bu ülke hala yerinde sayıyor. İşte burada başlıyor hatayı kendimizde arama süreci. O yüzdendir ki hala her eleştiride suçu iktidara atıp, birazda iktidar açısından bakmaya: yok olur mu öyle şey diyoruz.
     Bu ülkede akp hala tek başına iktidar olacak kadar oy alabiliyorsa bide akp ye oy veren tarafın gözünden bakmak gerekiyor heralde. akp yi tutan kesime sorduğumuzda bak şu yollara var mıydı eskiden, bak şu sağlık kuyruğunda ki düzelmeye var mıydı eskiden, bak şu enflasyon oranına, dolar - euro değişiyor mu hiç diyor. Haticeye değil neticeye bakarım diyor. Bu olaylar yapılırken çoğu ihalenin tek şirkete verildiğinini, bazı kesimlerin zengin edildiğinin, devlet maaşıyla bu kadar zengin olınamıyacağını söylediğimizde ise yesin abi yemiyen başkan mı var diyor, sonuca bak diyor. Tamam yollar yapıldı neyle yapıldı? Ülkede özelleştirilmicek şeyler özelleştiriliyor, bütün temel kuruluşlar satılıyor ordan gelen parayla tabi ki bu göz boyayacak şeyler yapılır, başka hükümet gelse bu satılanlarla halkın gözünü boyayacak daha fazla yatırım yapar. Sağlık sistemi gelişti diyorlar nereye değişti? Yıllarını doktorluk için harcamış insanları devlete bağlıyıp gerekli tedaviye 10 tl değer biçerek bu doktor için hak mıdır? Kim doğru dürüst sağlık tedavisi olabiliyor? Eğitimde değişim nerede? Eflansyon oranı sadece rakamda gözüküyor, açıklanan kişi başına gelir rakamlarının gerçeği yansıtmadığıda ortada. İşsizlik oranı en yukarlarda. Bunları dediğimizde yorum alamıyoruz ki zaten akp yandaşı yorum yapan kişileri teğet geçen bi kriz olduğu için bu olaylardan haberleri bile olmuyor.
     Her ülke gibi Türkiyede de çağın gerektirdiği kadar gelişme oluyor ama dünya zaten genel olarak değişti bu gelişmede bizim gelişim oranımız düşük gelir. Bunlar akp hükümetine denk geldi bundan sonraki senelerde ise eski nesilin anlıyamıyacağı hızlılıkta bir gelişme olcak ve eski nesil geleceğe pek fazla ayak uyduramadığı için , onlara büyük bir yenilik gibi gelecek bu da o dönemde ki hükümete artı olarak geçecek. Gelecekteki hükümet kim olacaksa ülke eski dönemlerden daha hızlı gelişecek ama biz 3.sınıf ülke durumumuzu koruduğumuza göre bu gelişimin diğer ülkelerin gelişimi yanında az olduğu ortadadır, yani ortada çağa göre ilerleme yoktur. Objektif mi bakalım tamam bakalım akp hükümeti avrupa birliğine girmeye çalışıyor. Ne güzel çağdaş bir Türkiye için uğraşıyor. Peki geçmişinde avrupa birliği hakkındaki düşüncelerine noldu bu insanların diye sorduğumuzda onlar cevaplıyor:" insanlar değişebilir". Nasıl değişebilir ki bi insan bu kadar? Başbakanın camide verdiği vaaz da ki Avrupa birliğine karşıtlığı, Cumhurbaşkanın Avrupa Birliğinin Hristiyan birliği olduğunu söyleyip bizi bu birliğe kabul etmiyeceklerini söylemesi bunlar noldu peki? Hükümetlerin çoğunun para yediği onlara oy veren taraflarcada söylenmekte ama onların sözü : adam ülkeyi güzelleştirdi yesin oluyor. Milletvekillerinin bazıları maaş az diyor bu kutsal görev para için mi yapılıyor? Peki sorarım ülkesine hizmet eden bir insanın devletten bir kuruş bile fazla para koparması o kişinin kişiliği hakkında nasıl bir yorum oluşturmamızı sağlar?
     İşte objektif bakış mı isteniyor buyrun objektif bakış ortada göz boyamadan başka ne var, sonucun yanı sıra olayların gelişim süreçlerine bakıldığında sonucun hiç de göründüğü gibi olmadığı ortada.Yapılan her karın arkasında büyük kayıplar veriliyor. Toprak satılıyor yerine yollar yapılıyor. Gözle görülen değişmelere harcamalar yapılıyor ama gözle görülmeyen nice değerler kaybediliyor. Sonra niye eleştirdi oluyoruz. Eleştirmemek mümkün mü ? Ama biz çözümde ortaya sunuyoruz : Atalarımıza bakmamız bu çözümü görmemizde yeterli olacaktır.
     Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda Türkiye Cumhuriyeti nasıl o kadar gelişti? Gerçekten vatan sevgisi olan, bu ülkeye seve seve canlarını veren insanlar tarfından gelişti. Peki sorarım şimdi o insanlarda vatanın evlatlarıydı, şimdi ki hükümetlerde, sizce hangisi suçlu?          
                          Paşa Durak  
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et

Lütfü UZUNKALA Lütfü UZUNKALA
12 EYLÜL 1982 DARBE ANAYASASINA DA
Engin ŞENLİK Engin ŞENLİK
HAKSIZLIĞA VE EŞİTSİZLİĞE HAYIR...
İrfan ÇİFTÇİ İrfan ÇİFTÇİ
YİĞİT KAVGASIZ,ERGENEKON DALGASIZ OLMAZ
Ali KARAGÖZ Ali KARAGÖZ
HAYIR
Öner ŞENLİK Öner ŞENLİK
NÜKLEER DEMOKRASİ
Gürbüz ÇAPAN Gürbüz ÇAPAN
TBMM'ye Açık Mektup
Yılmaz ÖZDİL Yılmaz ÖZDİL
Anında görüntü (2)
Nuran YILDIZ Nuran YILDIZ
BU ÜLKENİN GAZETECİLERİ...
Özdemir KÖROĞLU Özdemir KÖROĞLU
İKİNCİ 12 EYLÜL;E DE HAYIR!!!
Talat KANBİR Talat KANBİR
SIVI DEMOKRESİ VE TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ
Avni BAVAŞ Avni BAVAŞ
HAYIRLI YARINLAR TÜRKİYE
Nurettin YOLCU Nurettin YOLCU
12 Eylül(HAYIR)lı olsun
Fikret TÜKENMEZ Fikret TÜKENMEZ
KARŞI DEVRİM
Kirman ÇİFTÇİ Kirman ÇİFTÇİ
SAÇMA DAVET
Yüksel AĞDAŞ Yüksel AĞDAŞ
BAŞBAKANIN İSRAİLDEN YAKA SİLKMEYE HAKKI VAR MI?
Paşa DURAK Paşa DURAK
Bir umuttur yaşatan insanı aldım elime sazımı...

SON DAKİKA HABERLERİ

www.asiksenlikliler.com
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi